Kayıp Parola? Kayıt olun
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • red color
  • default color
  • green color
Üye Girişi

Karaman.org |  

PAZAR
Ekim
12
Ana Sayfa arrow Haberler arrow Karaman'ın Ünlüleri
Karaman'ın Ünlüleri Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 3
OlumsuzOlumlu 
Yazar Editör   
22 05 2008

KARAMANLI ÖNEMLİ KİŞİLER

Osman Babaoğlu:
Her işte önderlik yapan örnek bir kişiliktir. Eski Sebze Pazarının esnaflarından ve Yılmaz Babaoğlu'nun babası, Necati Babaoğlu'nun dedesidir. 1950'li yılların sonuna kadar Karaman'da bulunan Süvari Binicilik Okulu, Topçu Taburu ve Mühimmat Depolarının ihaleyle aldığı ihtiyaçlarını karşılar. Hamal ve arabacılarına taşıtır, yanında çalışanlara iş imkânı sağlardı. Karaman'da ciddi manada elma bahçesini o yapmıştır.
Osman amcamız düşündüğünü gizlemeyen dediği dedik aktif bir particidir. İçişleri eski bakanlarından partilisi Faruk Sükan'la parti içi anlaşmazlığı düşmüş, Cumhuriyet Parkından bugünkü Demet Eczanesi üzerindeki Parti İlçe Teşkilatı penceresinden partilisine seslenen Faruk Sükan'ı arkadaşlarıyla domates yağmuruna tutmuştur. Tepkisini hemen ortaya koyan yapısı onu Bakanla bile karşı karşıya getirmiştir.
Her durumda kendine bir iş bir sorumluluk çıkaran yapısından olacak; onu kurak giden mevsimlerde kâh yağmur duası organizasyonlarının içinde ve başında dua ederken görürüz, kâh yurdun bir köşesindeki depremzedelere yardım toplarken görürüz. Zaman zaman cenaze namazı kıldırdığı olur. Belediyenin tellalının olmadığı anlarda ise o bir fahri eski tellaldır.

Yılmaz Babaoğlu:
Karaman'ın yetiştirdiği en büyük girişimci ve yatırımcı ruhlu kişisidir. Şehrin sanayisinin kurulup gelişmesinde onun atak ve cesur tavrı etkili olmuştur. Belki de sonuca hemen gitmek isteyen heyecanlı yapısı nedeniyle işe önce başlamış, sorunları işin yapılması esnasında bertaraf etmiştir.
Günümüzde, işçi servisleri üç vardiya yirmi dört saat boyunca şehirden sanayiye servis yapıyor. Bayan ağırlıklı tek tip iş önlüklü işçi ordusu, şehirli sanayi işçisi kimliğini Bifa Bisküvi sayesinde kazanmıştır. Çalışanlarına mali destekle 220 dairelik anahtar teslimi 22 blok site evler yapmıştır.
Yılmaz Babaoğlu dünün sebze pazarını iyi giyimli elleri belinde kalın güneş gözlüklü toptancısı idi. Bugün bini aşan çalışanı ile başta bisküvi, entegre un ve ambalaj sanayinden başka Yem Fabrikası ve Soğuk Hava Tesislerinin sahibidir. Son yıllarda uçsuz bucaksız bodur elma bahçesi yapmış, fidan yetiştirmiştir.
Karaman'da kazandığını yine Karaman'da harcayarak yaptırdığı üç okulu Milli Eğitime devretmiştir. Bugün 150 öğrenciye öğrenim bursu vermektedir. Özel Okul ve Dershane ile eğitimin kalitesinin yükselmesini sağlamıştır. Kişi, kurum ve kuruluşlara kitap bağışı ve dağıtımı yapmaktadır.
Sosyal Sorumluluğunu Tema Vakfı üyeliği ve 1.500.000 m2 (1.500 dekar) Bifa Ormanına 1.200.000 ağaç dikip yetiştirmekle yerine getirmiştir. Karamanın içinde ve çevresinde 15 koru (küçük orman) tesis etmiştir.

Necati Babaoğlu:
Onun iş hayatını anlatmak için ismini babasının isminin yanına yazmak yeterlidir. Babası Yılmaz Babaoğlu'nun işadamı kişiliği ile yaptığı her işte oğlu Necati Babaoğlu bizzat işin içinde ve başında olmuştur. İş hayatında müthiş takipçidir. Ayrıntının açılımını didikleyen bir yapıya sahiptir. Yetki verir, ama icrada bir ihmal bir aksaklık görürse görmemezlikten gelmez, müdahale eder ve gereğini yapar.
 
Taahhütlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirir. Alış veriş yaptığı kişiler bu özelliğini taktir ederler. Onun tavrı ve tarzıyla organize sanayinde bir numara olduğunda herkes hemfikirdir.

Bifa kriz dönemlerini kendinden emin, oturmuş üretim ve satış politikaları ile savuşturmasını bilen kurumlaşmış köklü kurumdur.
Necati Babaoğlu sakin yapılı ve mütevazı tavırlıdır. Bazen fabrika yemekhanesinde herkes gibi kuyruğa girer, yemeğini alır, engelli bir çalışanı ile aynı bir masayı paylaşır. Çalışanın ücretini öderken emekleri için " Eline koluna sağlık..." diyerek teşekkür eder.
Yardımlarını duyurmadan, incitmeden usulü erkân ile yapar. Hiçbir yardım talebini cevapsız bırakmaz, hele samimiyse hiç geri çevirmez. O, ağa kapısı büyük olur, küçülmez, özdeyişinin manasını bulduğu adrestir.

Bekir Sıtkı Erdoğan:
1926 yılında Karaman'da doğmuş. Kuleli Askerlik Lisesini ve Harp Okulunu bitirmiş. Askerliği sırasında Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesini bitirmiş. Cumhuriyetin 50. yılında düzenlenen marş yarışmasında birinci olmuş. Marya şiirini serbest nazımla yazmış. Hancı (Binbirinci Gece) ve Kışlada Bahar şiirlerini bestelenmiştir. Karamanlının yere göğe sığdıramadığı amcamız geçtiğimiz 2005 yılında 60. sanat yılını kutlamıştır. Karamanımızın köşe taşlarındandır.

Hadizâde Mustafa Efendi (Baba Efendi) Müftülüğü sırasında,  Milli Mücadele yıllarında kurulan Karaman Müdafa-i Hukuk Cemiyeti ikinci başkanı idi aynı zamanda. Delibaşı Mehmet'in adamları Karaman'ı bastığında avenelerince hakaret ve eziyetlerine maruz kalmış.   Eski Hükümet - Kışla Caddesindeki Hükümet binasına götürülürken eli bıçaklı bir meczup tarafından neredeyse öldürülüyormuş.

Hacı Sami Tartan (1869 -1966):
(Hasan Pınarbaşı'nın Karaman'ın Geçmiş Elli Yılı ve Tanınmış Kişileri kitabından özetlenmiştir.)
Uç evlilikten onbeş çocuk sahibi olup, Rüştiyeyi Karaman'da, medrese öğrenimini Konya'da yapmış Karaman'ın çok tanınan köklü ailesidir. Yeniliğe açık, ileri görüşlü ve girişimcidir. Karaman'dan giden azınlıkların işlerini de devralarak işini iyiden büyütmüştür.

Yaptığı iş ve yenilikleri aşağıda sıralıyoruz:
Türkiye’de Kurulu yabancı bir petrol kanalıyla petrol ürünleri getirmiş
İtalya'dan şeker ithal etmiş
Özel Çiftçi Bankası kurucularından
Kaliforniya cinsi kaysıları ödül almış
At arabaları için koşum takımı, zirai araçlar için ekipman yapmış
Kumpanya adı ile büyük bir bakkal dükkânı açmış
Göz ilacı yapmış bedelsiz dağıtmış
Geniş arazilerinde hububat ekimi yapmış
Tekel'in şehirdeki ispirto ruhsatlı yegâne kişisiymiş.

Ferit Özer (1904 -1967):
(Hasan Pınarbaşı'nın Karaman'ın Geçmiş Elli Yılı ve Tanınmış Kişileri kitabından özetlenmiştir.)
Çalışkan, dürüst ve yüksek bir sesle konuşan büyüğümüz, Cumhuriyet Halk Partisi İlçe ve Halkevi başkanlığı yapmış, tahsili ise idadidir. Yaptığı iş ve hizmetleri özetleyecek olursak:
 
Süt makinesi, gramofon, bisiklet ve radyo acenteliği Traktör ve dikiş makinesi acenteliği Zirai donatım kurumu acenteliği
Biçerdöver ve traktör römorklarının Karamana ilk getirilmesi
Elektrik malzemesi satıcılığı ve tesisatçılığı Saat, batarya pili, ekin biçme makinesi satışı Ceviz kütüğü ihracatı

Ferit Çelebi (1888-....)
(Hasan Pınarbaşı'nın Karaman'ın Geçmiş Elli Yılı ve Tanınmış Kişileri kitabından özetlenmiştir.)
Yunanistan'ın Mora Yarımadasından Karaman'a göçmen olarak gelmiş, son derece zeki, atak ve sert tabiatlı büyüğümüzdür. Maliye Eski Bakanı Işın Çelebi'nin dedesidir.
Çiftçi Bankası kurucularından
Manifaturacılık yapmış
Çiftçilik yapmış, bahçesinde sebze ve ceviz yetiştirmiş
Biri kışlık biri yazlık sinema sahibi ve işletmecisi
Gazoz imalatçısıdır.

Alman İzzet (Semen) (....- 2005):
İkinci Dünya Harbinde Alman orduları Kırım'a girmiş, Rusya'yı işgalle Moskova kapılarına kadar dayanmış. Ataları olan Kırım Tatarları savaş öncesinde de mücadele halinde oldukları Ruslara karşı daha bir dirençle savaşmış. Devran dönüp Almanlar yenilip geri çekilmeye başlayınca Ruslar, Almanlarla işbirliği yaptınız diye Tatarlara soykırım uygulamış. Daha ilkokul çağında olan İzzet Semen amcamızın babası aileyi Avrupa'ya kaçırmış. İngiliz ve Amerikan'ın kontrolüne geçen bölgelerde kamplarda yaşamışlar. İzzet Semen bu arada ilkokula bile gitmiş. Bir zaman sonra da daha önce Karaman'a gelen akrabalarının yanına gelmişler. Anadolu’ya her gelen göçmen gibi onunda on parmağında on marifet vardır.
(Hasan Pınarbaşı'nın Karaman'ın Geçmiş Elli Yılı ve Tanınmış Kişileri kitabından özetlenmiştir.)
Sanat okulunun (Gazi İlkokulunun bodrumunda) ilk öğrencilerindendir.
Konya Sarayönü Devlet üretme Çiftliğinden Ziraat Alet ve Makine Kursu Diploması alır.
Ceyhan'da biçerdöver, traktör ve zirai aletleri ustalığı yapar.
1952'de Karaman'da traktör ve zirai aletlerin onarımı için dükkân açar.
1963 – 1972 yılları arasında Almanya'ya gider.
Taksi durağı kurar, iki taksi bir Jip (Jeep) işletir.
Otomobilciler ve Nakliyeciler dernek başkanlığı yapar.
Cumhuriyet Halk Partisinden Belediye Meclis üyesidir.
Partili olarak çeşitli kademelerde yıllarca çalışır.
Otomobil motor ustası ve direksiyonu sağlam bir sürücüdür.

(Elektrikçi — Taksici) Ramazan Renklidere:
(Hasan Pınarbaşı'nın Karaman'ın Geçmiş Elli Yılı ve Tanınmış Kişileri kitabından özetlenmiştir.)
1932'de Külhan Mahallesinde doğmuş. İlkokulu 1960 yılında dışarıdan bitirmiştir. Lâkabına bakıp da onu sadece elektrikçi ve taksici sanmayın. Devamı aşağıdadır:
Kab — kacak kalay işçiliği
Bulgurhanelerde kazancılık
Hamallık
Mandralarda işçilik, kâtiplik ve teneke lehimciliği
Kamyon muavinliği
Konya Karagücü takımında futbolculuk
Karaman Doğanspor'da kaptanlık
Fahri futbol hakemliği 
Fayans, sıhhi tesisat, mozaik ve marley ustalığı Anaokulu servisciliği

Sakallı Recep:
Küfürün güzeli olur mu? Eğer onu Recep ediyorsa olur. Öyle kibar öyle tatlı küfür eder ki, yaptığı işi o kadar güzel yapar ki, ağzından çıkan küfür kimseye dokunmayan bir esinti olur, muhatapları ise rahatlaya kalır. Zaten onlarında istedikleri budur. Karaman'ımızın bu renkli simasının her günü bir vakıa, ama biz birini anlatalım.
Sakallı Recep Vakası (20 yıldır şehrimizde yaşayan Eskişehirli... pardon...! Karamanlı diyecektim. Artık bizden biri olan İsmail Halka nakletmiştir):

Adı geçen şahsın 1990 yılında Defterdarlık İlk Muhasebe Müdürü olarak görev yaptığı yıllarda Sakallı Recep, görev yaptığı daireye zaman zaman gelir. Ve her geldiğinde ısmarlanan soğuk oraletini içer gidermiş. Bir Cuma günü yine gelmiş. Bakmış oralet içtiği çok sevdiği müdürünün koltuğunda birisi (teftişe gelen maliye başmüfettişi) oturuyor. Sen benim koltuğuma, müdürümün koltuğuna nasıl oturursun diye, bildiğimiz bütün küfürlerini sırtlamış kapıyı çarpıp girmiş. Müfettiş çıldırmış tabii. Nereden bilsin bizim Recep'imizi. Tepkisini "Buraya kapıya tekmeyi vuran gelip oturuyor herhalde. Burası dingonun ahırı mı?" diye de uzatmış. İsmail Bey Recep'in durumunu izah etmiş, bakmış müfettiş durulmuyor "... Ama biraz da tehlikelidir. Maazallah siz buraya gidip gelirken bir delilik yapabilir, dikkatli olun..." diye uyarınca müfettiş sakinleşmiş, pamuk gibi olmuş "Öyle mi yaa..." filan demeye başlamış. Ertesi Cuma Sakallı Recep yine gelmiş. Müfettiş hemen kalkmış Recep'i kapıda karşılamış. Onu koltuğuna oturtmuş, oraletini söylemiş halini hatırını sormuş. Giderken de kapıya kadar uğurlamış.

Yaa...  Bu Sakallı Recep müfettiş bey.  Sadrazam olsan faydası yok...
 
Muammer Baran:
(Hasan Pınarbaşı'nın Karaman'ın Geçmiş Elli Yılı ve Tanınmış Kişileri kitabından özetlenmiştir.)
1926 yılında Mansurdede Mahallesinde Lel Hamamı yanındaki evlerinde doğmuş. Babası Hasan Efendi dayhana ve ağdacılıkla uğraşırmış. Annesi Fadim hanımdır. İlkokul ve Ortaokulu Karaman'da, Liseyi Konya'da okumuş. Babamın sınıf arkadaşıdır. İki ablasından biri evlenerek Ereğli'ye gitmiş. Diğer ablası ise emekli öğretmen Mukaddes Güzelant'tır. Abisi Karaman Belediyesi eski başkanlarından İbrahim Baran'dır.  Muammer Baran amcamız, yedek subay olarak
askerlik yaptığı sırada kuleden paraşütle atlama eğitimi sırasında paraşütü geç açılmış, işte ne olduysa bu arada olmuş, psikolojik hastalığının başlangıcına sebep olmuştur. Evlenmiş, fakat çok geçmeden eşinden ayrılmıştır. Bu evlilikten Hasan isimli bir oğlu olmuştur. Muammer Baran rengârenk giyinirdi. Disiplinliydi. Felsefi tartışmalarda bulunur, söyleşilerinde ilginç fikirler ortaya koyar, kimsenin aklına gelmeyen kıvılcımlar saçardı.
Karaman halkı, onbaşı (Veli Çavuş) ve bölükbaşının Millet Partisinin odacısı Mustafa amcanın cenaze törenlerinde gösterdiği vefayı Muammer Baran'a da göstermiş. O 29 Nisan 2004 Perşembe günü aramızdan ayrıldığında, haber bir anda kulaktan kulağa yayılmış. Günlük telefon görüşmelerinde konu olmuş, böylelikle sadece Karaman değil Türkiye, hatta dünyanın haberi olmuştur. 30 Nisan 2004 Cuma günü işini gücünü bırakan binlerce Karamanlının katıldığı bir törenle yaşayacağı yeni adresine taşınmıştır.

Anısına Ahmet Mısırlıoğlu’nun yazdığı bir şiir:

KARAMAN'IN SEMBOLÜ MUAMMER BARAN
Bir Muammer Baran geldi geçti Karaman'dan,
Şu karası akından çok muammadan
Mehmet Emine sorarsanız O bir gizli evliya,
İsa dosta sorarsanız
Kara donlu Beytullah'da rüyaya giren bir veli
Okumuşa sorarsanız altı lisan bilen bilgi seli
Ve daha birçok görüş var hakkında hepsi birbirinden değerli
İsteyen O'nu istediği gibi tarif edebilir ama
Zekâsından kıvılcımlar saçan bu rengârenk zata
Bir şeyler ekler veya eksiltmeye kalkarsanız
O hiçbir zaman Muammer Baran olmaz işte bu kesin
O Karaman'ın yürüyen süslü vazosuydu
Muzaffer bir kumandan gibi gezerdi caddelerini
Sanki bilir gibiydi dünyanın gelmişini geçmişini
Bilir gibiydi altını üstünü yalan gerçeğini
Hadi itiraf edelim şimdi kaç kişi var aramızda
Ezbere okuyan kırk bir mısralık İstiklal Marşını
Bir solukta Faruk Nafizin Han Duvarları'nı
Bir meş'ale gibi aydınlattı Karaman'ı
Neticede O bir öğretmendi
Söylemeden geçemeyeceğim zaten sormazsanız da söyleyeceğim
Daha ben O'nun fotoğraflarını çekecektim çekemedim
Heykelin dikilmeli Cumhuriyet Park’ına diyecektim diyemedim
Ben diyemedim ama O dedi yerli yerince
"Öbür tarafta birbirimizi kurtaracağız inşallah"  diyerek gitti
Hem de dünden gönüllü gitti özlediği yeni semtine
Mütebessim mütevekkil ve bilgece
Türkçe’yi İstanbul şivesiyle konuşan bu naif insan
Hava şeker şerbet bir bahar aylardan yirmi dokuz Nisan
Bir nebze olsun borcunu ödedi vefa gösterdi
Şiirlerle ilâhilerle uğurladı O'nu bütün Karaman
Evet, hayatı kutsal bir azaptı belki
Ama O boynunda asılı çalışmayan kocaman saatiyle
Elinden eksik etmediği kitabıyla ağız mızıkasıyla
Meyveler asılı bisikletiyle bizim sembolümüzdü
Zarafetin son temsilcisi
Bir eski zaman beyefendisiydi
O yüzyıllardır söylenegelen
Karamanoğlu Mehmet Beyin Fermanı
Yunus Emre'nin sevgi dolu sesiydi
O Başöğretmen Mustafa Kemal'in emanetiydi
Ne mutlu Karaman'a ne mutlu Karamanlıya
Sahi ne güzel bir insan, ne hoş bir insan
Boşalan boşluğu doldurulamayan
Şu bizim Muammer Baran
(25 Kasım 2005)

Ziya Duru:
(Hasan Pınarbaşı'nın Karaman'ın Geçmiş Elli Yılı ve Tanınmış Kişileri kitabından özetlenmiştir.)
1888 doğumludur. Çalışkan, girişken yaradılışlı idi. Hayır işlerinin sessiz kahramanı, Karaman'ın ve ülkesinin işini kendisine vazife sayan mümtaz kişilikti. Duru Bulgur'un kurucusudur. Şu işlerle iştigal etmiştir:
Bulgurhane sahipliği ve işletmesi
Teneke ve tulum peynir yapımı, besicilik
Bakkallık, ayakkabı mağazacılığı
Meyve bahçesi
Belediye Başkan Vekilliği, Belediye Meclis Üyeliği

 
< Önceki   Sonraki >
 
  • Karaman
    Karaman 37.11 kuzey enlemleri, 33.15 doğu boylamları arasında İç Anadolu bölgesinin güneyinde yer alır. Kuzeyinde Konya, güneyinde Mersin doğusunda Ereğli, güneydoğusunda Silifke, batısında Antalya yer alır.

    Plaka Kodu     : 70
    Posta Kodu     : 70100
    Telefon Kodu  : 0 338
    İl Nüfusu        : 226.049
    (Genel)
    Rakım           : 1033
    Yüzölçümü     : 9.590 km²
    İlçe Sayısı      : 5

    Karaman ilçeleri:Ayrancı Ermenek Başyayla Sarıveliler Kazımkarabekir

    Karaman 15 Haziran 1989 tarihinde  Türkiye’nin 70. Vilayeti olmuştur.

    Karaman İl Haritası   Karaman Şehir Planı

  • Türküler
  • Radyo
    Dinlemek İstediğiniz Radyoya Tıklayınız..
      Kgrt FM Renk FM Genç FM Çağdaş FM Radyo 70
     http://karaman.org/radyo/cagdasfm.gifhttp://karaman.org/radyo/kgrt.gifhttp://karaman.org/radyo/renkfm.gifhttp://karaman.org/radyo/genc.gif

     

     

     

    http://karaman.org/radyo/fm70.gif

  • Harita

    Harita İçin Tıklayınız.

    http://www.karaman.org/images/karaman.gif

  • H.Durumu

» Ayrancı İlçesi »

http://www.karaman.org/images/stories/ayranci.gif

 

» Ermenek İlçesi »

http://www.karaman.org/images/stories/ermenek.gif

» Başyayla İlçesi »

http://www.karaman.org/images/stories/basyayla.gif

» Sarıveliler İlçesi »

http://www.karaman.org/images/stories/sariveliler.gif

Kazımkarabekir İlçesi »

http://www.karaman.org/images/stories/kazimkarabekir.gif